(1136 S. K. m. 186) (506 S. K. m. 86)
Dava: Davacı Kurum tarafından iptal edilen Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline ve mükerrer tahsil edilen primlerin tahsiline karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi :
Karar: Davacı, davalı Kurum tarafından iptal edilen Bağ-Kur sigortalılığının geçerli sayılması ile bu yöndeki Kurum'un işleminin iptalini 21.7.1999- 29.06.2001 arasında geçen Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç dosya içeriğine usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacının 24.3.1998 tarihinde Erzurum Barosuna Avukat olarak kaydını yaptırdığı, Bağ-Kur'a giriş bildirgesinde 21.7.1999 tarihinde Avukatlık Mesleğinden dolayı Bağ-Kur sigortalısı olduğu 1.5.1998-30.11.1998 tarihleri arasında Belediye İş Sendikasında zorunlu SSK'lı olarak çalıştığı, 31.7.2001 tarihinden itibaren Avukatlık Topluluk sigortasına tabi olduğu işe giriş bildirgesinin verildiği Bağ-Kur sigortalılığının 13.10.2001 gün ve 36369 sayı Bağ-Kur Erzurum İl Müdürlüğünün yazıları ile iptal edildiği dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
Davacı her ne kadar Bağ-Kur hizmetlerinin geçerli sayılmasını ileri sürmekte ise de; 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'nun 24. maddesinde kimlerin Bağ-Kur'lu olacakları belirtilmiştir. Maddede sayılan kişiler ve şirket ortakları arasında serbest meslek faaliyeti icra eden avukatlar sayılmamıştır.
Serbest avukatların 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 186. maddesi gereğince 506 sayılı Yasa'nın 86. maddesinde gösterilen Topluluk sigortasına girmelerinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Davacının Bağ-Kur'a kayıt yaptırıp prim ödediği dönemde serbest avukatlık faaliyetini sürdürdüğüne göre, zorunlu olarak topluluk sigortasına girmesi gerekirdi. Serbest avukatların Bağ-Kur'lu olmaları mümkün değildir. Yasa serbest avukatların statü bakımından 506 sayılı Yasa kapsamında tutulmalarını öngörmüştür. Kurum'un davacıyı yanlışlıkla Bağ-Kur'lu kabul edip primleri tahsil etmesi davacıya hak vermez. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerekirken kabulü isabetli değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy