(1086 S. K. m. 9, 7, 187, 222, 225, 512)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı ( 3. Kişi ) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde yetkisizliğe karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK.'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı taşınır mala ilişkin istihkak davasıdır. Merciice, dava dilekçesi ve davetiye davalıya tebliğ edilmeksizin ve dolayısıyla davalının yetki itirazı olmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmiştir.
Basit yargılama usulüne göre yürütülen taşınır mala ilişkin istihkak davalarında yasaca kesin yetki kuralı öngörülmediğinden yetki itirazı ilk itiraz olarak ve en geç ilk oturumda davanın esasına girilinceye kadar ileri sürülebilir. ( HUMK. Md.187/2 ) Somut olayda yetkisizlik itirazı olmadığı gibi kesin yetki kuralı da söz konusu olmadığından, kendiliğinden yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan başka, tetkik mercii yetki itirazını, duruşma açarak hadiseler gibi ( HUMK. Md.222-225 ) inceleyip karara bağlar. Duruşma yapılmadan görevsizlik kararı verilebileceğine ilişkin HUMK.'nun 7/1. maddesi hükmünün kıyasen uygulanması olanaksız olduğu halde, duruşma yapılmadan evrak üzerinde inceleme sonucu karar verilmesi de doğru değildir.
Kabule göre de; taşınır mala ilişkin istihkak davalarının HUMK.'nun 9 ve 512. maddeleri gereğince a ) Davalının ikametgahının bulunduğu b )Asıl icra takibinin yapıldığı c ) Haczi uygulayan talimat icra dairesinin bulunduğu d ) Haczin uygulandığı yer ile eşyanın bulunduğu yerin farklı olması halinde de, eşyanın bulunduğu yerdeki İcra Tetkik Merciinde açılabileceği Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir. İstihkak davası bu yetkili İcra Tetkik Merciilerinden birinde açıldığı takdirde yetkisizlik ilk itirazı olsa dahi mercice yetkisizlik kararı verilemez. Mahkemece bu yönlerin dahi gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy