(2004 S. K. m. 97, 99) (1086 S. K. m. 299)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK.'nun 99 ve onu izleyen maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu tıbbi malzemeler borçlu şirketin işyeri adresinde 9.5.2001 ve 11.5.2001 tarihlerinde haczedilmiştir. Haczedilen bu mallarda 25.5.2001 tarihinde de muhafazaya alınmıştır. Muhafaza sırasında ilave haciz söz konusu değildir. İİK.'nun 97/a maddesi hükmü gereğince mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Davacı 3. kişi durumundaki şirket dava konusu hacizli malları borçlu ile yaptığı DEMO sözleşmesi uyarınca borçluya teslim ettiğini ileri sürerek fatura ve irsaliye belgeleri ibraz etmişse de adi nitelikteki bu belgeler HUMK'nun 299/1. maddesi hükmün uyarınca alacaklının haklarını etkilemez. Kaldı ki, davacı taraf menkulleri 5.2.2001 ve 17.5.2001 tarihli sevk irsaliyeleri ile borçluya teslim ettiğini ileri sürmekte olup, hacizler 9.5.2001 ve 11.5.2001 tarihinde gerçekleşmiş olduğuna göre henüz teslimat yapılmadan haczin yapıldığını varsaymakta mümkün değildir. Bu nedenlerle davanın reddi gerekirken davacı tarafça bile ileri sürülemeyen ve bilirkişice bazı varsayımlara dayalı olarak yapılan alacaklı ile borçlu arasındaki takibin muvazaalı olabileceği ihtimali ve malların borçluya deneme amaçlı teslim edildiği ve mülkiyetin borçluya satışın tamamlanması sebebiyle geçmediği gerekçesiyle kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de;
Dava konusu hacizli malların nitelik, marka, seri numarası v.s. belirtilmek suretiyle demo sözleşmesi uyarınca borçluya teslim edildiği iddia olunan menkuller olup olmadığının bilirkişice saptanmaması bozmayı gerektirir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy