(506 S. K. m. 79)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 6.12.1991 - 1.8.1992 ve 31.10.2000 - 17.5.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı, 6.12.1991 - 1.8.1992 ve 31.10.2000-17.5.2001 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkeme, davacının davalı işyerinde 6.12.1991 - 1.8.1992 tarihleri arasında geçen çalışmalarının kabulüne, 31.10.2000-17.5.2001 tarihleri arasında geçen çalışmalarının ise, Kuruma bildirildiğinden reddine karar vermiştir.
31.10.2000 -17.5.2001 tarihleri arasına ilişkin verilen karar doğrudur. Ancak 6.12.1991 -1.8.1992 tarihleri arasında geçen çalışmanın kabulü yolunda verilen karar ise eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğinden doğru görülmemiştir.
Davacının, davalı işyerine 1.8.1992 tarihinde işe girdiğine ilişkin sigortalı işe giriş bildirgesi sigortalı tarafından imzalanmış ve Kurum kayıtlarına 28.8.1992 tarihinde intikal etmiştir. Bu durumda davacının girişinin 1.8.1992 tarihi olduğu ve çalışmalarında bu tarihten itibaren başladığı anlaşılmaktadır. Buna göre de 6.12.1991 - 31.7.1992 tarihleri arasındaki sürenin 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi gereğince hak düşürücü süreye uğrayacağı açıktır. Resmi belge karşısında aynı işyerinde bu tarihten sonra çalışmasını sürdürmesinin veya hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmanın, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olamayacağı hukuksal gerçeği de ortadadır. Bu durumun aksinin, kanıtlanması ise ancak işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde mümkün olacaktır.
Yapılacak iş, 1.8.1992 tarihli işe giriş bildirgesi üzerinde imza incelemesi yaptırılarak, imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde 6.12.1991 - 31.7.1992 tarihleri arası istemin hak düşürücü süreden reddi, imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde işe şimdiki gibi istemin kabulü yolunda karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden işverenlere iadesine 16.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy