(506 S. K. m. 79/8)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.4.1991-15.5.2001 tarihleri arasında sigortalı olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 506 sayılı Yasa'nın 79/8.maddesi gereğince Kurum'a bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir.
Davacının ilk defa 1.8.1992 tarihinde davalı işyerine girerek 30.9.1992 tarihine kadar çalıştığı, aynı işyerine ikinci defa 1.1.1994 tarihinde girerek 20.10.1994 tarihine kadar çalıştığı, bu çalışmaların Kurum'a kısmen bildirildiği, 1.4.1999-18.4.2001 tarihleri arasında aynı işyerinde geçen çalışmalarının ise Kurum'a eksiksiz bildirildiği, 1.12.1994-31.3.1999 tarihleri arasında da SSK isteğe bağlı sigortalısı olduğu, bu durumda davacının talebinin, eksik gösterilen dönemler ile hiç bildirilmeyen 30.9.1992-1.1.1994 tarihleri arasındaki döneme yönelik olduğu, mahkemenin kararında 1.8.1992-20.10.1994 tarihleri arasındaki hizmetlerin kabulü yolunda olduğu ancak yeterli araştırma yapılmadan bu sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, 1.1.1994 tarihli davalı işyerine ait işe giriş bildirgesi getirtilerek, üzerinde uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırılmalı, imzanın davacıya ait olduğunun tespiti halinde 30.9.1992-1.1.1994 tarihleri arasındaki dönemin hak düşürücü süreden reddine karar verilmeli, 1.8.1992-30.9.1992 ile 1.1.1994-20.10.1994 tarihleri arasındaki süreler yönünden ise mevcut deliller değerlendirilmelidir. Giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti halinde, 1.8.1992 tarihinden 20.10.1994 tarihine kadar olan sürede tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.2.2003 gün ve 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar sayılı kararında bu konu açıkça belirlenmiştir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden Zeynep P.'e iadesine 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy