(506 S. K. m. 79)
Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 16.6.1990-4.9.1998 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Namazcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı 1990-1998 tarihleri arası davalıya ait işyerinde sürücü eğiticisi olarak çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece davacının part-time çalıştığının sabit ise de aynı zamanda Bağ-Kur sigortalısı olduğundan bir kimsenin aynı zamanda hem SSK'lı hem Bağ-Kur'lu olamayacağından davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının 12.3.1990-11.8.1992 ve 6.2.1995-5.6.1995 tarihleri arası şoförlükten dolayı 2 yıl 8 ay 28 gün Bağ-Kur kaydının bulunduğu, kalan dönemlerde Bağ-Kur kaydının bulunmadığı görülmektedir. Davacının 1968 - 1989 tarihleri arası 2896 gün zorunlu SSK'lı olarak çalışmıştır. Davacının 11.8.1992-4.9.1.1998 tarihleri arası Bağ-Kur'luluk süresi hariç çalışmaları işverenin kabulü tanık beyanları Edirne Valiliğinin çalışma onay izin belgesi ile de belirgindir. Ancak çözümlenmesi gereken husus davacının çalıştığı sürede süreklimi, part-time mı çalıştığı konusudur.
Yapılacak iş; işveren öğrencilerine direksiyon kursu veren davacıya ücretlerini elden verdiğini belirttiğinden imzalı ücret bordrosu olmadığı açıktır. Bu durumda işyerinin kapsam ve kapasitesi çalışanların ve hizmet görenlerin oranlaması, dinlenen, tanıkların yeniden dinlenmesi, gerekirse dinlenecek tanıklar vasıtasıyla toplanacak diğer delillerle çalışma şekli belirlenmelidir. Çalışma part-time olarak belirlenirse günde kaç saat çalıştığı tespit edilerek bir gün 8 saat hesabı ile güne çevrilerek çalıştığı günler tespit edilmeli çalışma süresinin Bağ-Kur çalışmaları dışında kalan sürelerde gerçekleştiği kabul edilerek hüküm kurulmasından ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy