(3201 S. K. m. 5, 6)
Davacı, borçlanma işlemini iptal eden Kurum işleminin iptaliyle, ödenen yaşlılık aylığının 20.6.2000 tarihinden itibaren yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, ödenen aylıkların geri alınması işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi D. Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
3201 sayılı Kanuna göre borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüş şartının aranmadığına ilişkin karar ve yaşlılık aylığı bağlanması için yurda kesin dönüşün şart olduğuna ilişkin mahkeme hükmü doğrudur. Ne var ki, mahkemece davacının 20.6.2000 tarihinde kesin dönüş yapıp yapmadığı hususunda yeterince araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmiştir.
Şöyle ki, dosya içerisinde bulunan SSK. Genel Müdürlüğü Yurt Dışı İşçi Hizmetleri Daire Başkanlığının 26.11.2001 tarih ve 844560 sayılı yazısından davacının 31.12.2000 tarihine kadar işsizlik yardımı aldığı anlaşılmaktadır. Yine aynı Daire Başkanlığının 17.9.2002 tarih ve 63855 sayılı yazısından davacının 31.12.2001 tarihine kadar işsizlik yardımı aldığı anlaşılmakta olup, işsizlik sigortasının ne zamana kadar sürdüğü hususunda açıklık yoktur.
Davacının işsizlik yardımı, hastalık yardımı gibi yardımlardan yararlanıp yararlanmadığının, yararlanmış ise ne zamana kadar yararlandığı hususlarının araştırılıp, belgeler arasındaki çelişki giderilmeden, kesin dönüş tarihini açık ve net bir şekilde saptamadan karar yerilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA 26.02.2004 tarihinde karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy