(506 S. K. m. 79, 140)
Davacı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptaline ve borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. A. Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacı, Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Mahkeme bilirkişi raporları itibariyle istemin reddine karar vermiştir.
Yasa gereğince Kurum ve itiraz halinde mahkemeler, bildirilmesi zorunlu işçilik oranını belirlerken, işin genel niteliği, iste kullanılan teknik yöntemleri, işin büyüklüğünü, tamamlama süresini, işyeri koşullarını, istihkak tutarlarını, kısaca işçilik bildirilmesi gereken işle ilgili tüm verileri gözetmek, gerekirse emselleriyle kıyaslamak, mahallinde işi bizzat denetlemek, bilirkişilerin görüşüne başvurmak, sonuçta işle ilgili tüm verileri dikkate alarak gerçek biçimde işçilik oranını veya miktarını saptamak zorundadır.
Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 25.9.2002 gün 46 sayılı raporda % 9 işçilik oranı uygulanmış ve 2.061.965.348 TL eksik bildirim tespit edilerek sonuçta 3.623.388.605 TL prim ve gecikme zammı alacağı davacı şirketten talep edilmiştir.
Mahkemenin kararına esas aldığı hukukçu bilirkişi raporunda "olayının da ki iş, inşaat işi olduğundan, inşaat mühendisi bir bilirkişi tarafından işçilik nispetinin belirlenmesi ve eğer belirlenecek oran, SSK. tarafından belirlenen % 9 veya bu oranın üzerinde bir oran ise davanın reddi, % 9 oranın altında ise hesap yapılmak üzere dosyanın tarafıma gönderilmesi" şeklinde görüş bildirmiş, bunun üzerine mahallinde keşifte yapılmak suretiyle inşaat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ilk raporda % 9 işçilik oranı uygulanarak, eksik işçilik 1.101.097.480. TL hesaplanmış; itiraz üzerine hazırlanan ek raporlarda da % 9 işçilik oranı uygulanmasına karşılık ilk ek raporda 812.872.480 TL, ikinci ek raporda 985.892.480 TL eksik bildirim belirlenmiştir.
Mahkeme ise yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporları itibariyle yalnızca % 9 işçilik oranını dikkate alarak, gerçek olan eksik bildirimi tespit etmeden, bilirkişi raporlarında belirlenen her eksik işçilik bildirim miktarı üzerinden Kurumun tespit ettiği prim ve gecikme zammından farklı sonuçların çıkacağı dahi nazara alınmadan sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş, dosyadaki tüm deliller ve tarafların itirazları değerlendirilerek, gerçek işçilik oranı ve bildirilmesi gerekli işçilik miktarı belirlenmek üzere hukukçu, muhasebeci ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurulmaksızın yazılı gerekçelerle kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 1.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy