(1475 S. K. m. 73)
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacılar murisi Vasfi A.'ın T... Üzülmez Müessesesi işyerinde 18.8.2000 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiği tartışmasızdır.
Asıl sorun hükme dayanak yapılan 20.5.2002 tarihli kusur oranını belirleyen bilirkişi raporunun 1475 sayılı iş yasasının 73. maddesi hükmüne uygun olarak tanzim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. İşveren insan yaşamının kutsallığı çevresinde işyerinde çalışan işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki koşulları işin özelliğini de dikkate alarak belirlemek ve noksansız bulundurmakla yükümlüdür.
Oysa hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler 1475 sayılı iş yasasının 73. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işyerinin niteliğine göre; işyerinde uygulanması gereken işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğünün ilgili maddelerini incelemek suretiyle işverenin işyerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangilerini almadığı alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptamadıkları anlaşılmaktadır. Denetlemeye elverişli olmayan noksan ve müphem hususları içeren 30.5.2002 tarihli kusuru belirleyen raporun iş Kanunu'nun 73. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; kazanın oluşuna göre işyerinin ve işin özelliği de göz önünde bulundurularak konusunda uzman iş güvenliği bilirkişi heyetine konuyu yeniden süregelen açıklamalar ışığı altında inceletmek, kazanın meydana gelmesinde taraflara atfı kabil kusur oranlarını tereddüde mahal vermeyecek şekilde saptamak, alınacak rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle inandırıcı nitelikte olmayan ve denetlemeye elverişli bulunmayan 73. maddesinin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunun hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy