(2004 S. K. m. 96, 97/a)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı 3.kişi vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık 3.kişinin İİK'nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu haciz 13.5.2002 tarihinde davacı 3.kişi şirkete ait işyerinde yapılmıştır. Borçlu Atalay davacı şirketi temsile yetkili müdür olup görevinden alındığı 16.5.2002 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek, 21.5.2002 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Borçlu haczin yapıldığı tarihte şirket müdürü olduğuna göre İİK'nun 97/a 1.maddesi gereğince mülkiyet karinesi borçlu ve dolayısıyla alacaklı yararınadır. Ancak, bu yasal karinenin aksinin kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanması mümkündür.
Davacı şirket karinenin aksinin ıspatı yönünde faturalar ibraz etmiştir. Faturaların gerçek olduğunun saptanması halinde fatura kapsamında kalan hacizli eşyalar yönünden karinenin aksi kanıtlanmış sayılır. 28.2.2001, 13.4.2001, 20.7.2001 tarihli faturalar ile 26.12.2001 tarihli sevk irsaliyesi ibraz edildiğine göre bu belgelere ilişkin fatura dip koçanlarının ilgili firmadan getirtilmesi firma yetkilisinin tanık olarak dinlenilmesi, gerektiğinde fatura ve irsaliyelerin davacı şirketin usulüne uygun düzenlenmiş ticari defterlerinde ve fatura içeriğinde yazılı hacizli malların şirket envanterinde kayıtlı olup olmadığının bilirkişi aracılığı ile belirlemek faturaların gerçekliği saptanır ise mahcuzlarla uygunluğunu da denetlemek ve elde edilecek sonuca göre karar vermek gerekir.
Mahkemenin bu maddi ve hukuki olguları gözönünde tutmaksızın salt borçlunun şirket müdürü ve eski şirket ortağı olması gerekçe gösterilerek yazılı şekilde eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gitmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı 3.kişinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy