(2004 S. K. m. 96, 97/13)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı ( 3.kişi ) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı 3.kişinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık İİK.'nun 96. ve onu izleyen maddelere dayalı 3.kişinin istihkak davasına ilişkindir.
Alacaklı Tuncay Dikilitaş tarafından borçlu Halil İbrahim Özer aleyhine yürütülen icra takibi sırasında borçluya ait işyerinde 30.7.2003 tarihinde yapılan taşınır malların haczi üzerine 3.kişi Murat Boztepe tarafından "bu işyeri bana aittir, borçlunun bu işyeri ile hiçbir ilgisi yoktur" denilmek suretiyle, kendi adına istihkak iddiasında bulunmuş ve istihkak iddiasına alacaklı tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine dosya İcra Mahkemesine gönderilmiştir. ( İİK.97/l )
Mahkemece 19.8.2003 tarihinde takibin ertelenmesine karar verilmiştir. İİK.'nun 97/3. maddesine göre "Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına ( İİK.Md.97/13 ) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır." hükmü öngörülmüştür. Yasanın Merciice teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.'nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur. Tetkik Mercii takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın 3.kişiden teminat alınmasını kararlaştırmamış veya karar altına almış olsa bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece takibin ertelenmesine karar verilmiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınmadığından, davacının %40 tazminatla sorumlu tutulmasına ilişkin İİK.'nun 97/13. maddesi koşulları alacaklı yararına oluşmamıştır. Bu nedenle davacının tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir. Ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın H.U.M.K'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıdaki gerekçelerle hükmün 1. bendinde yer alan "asıl alacağın 2.050.000.000 liranın %40'ı oranında icra tazminatının davacıdan alınıp davalı Alacaklıya verilmesine" rakam ve sözcüklerin hükümden çıkarılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 2.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy