(1475 S. K. m. 73) (818 S. K. m. 55)
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.P. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar
Davacı, trafik kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve davaya genel hükümler gereğince bakılarak sonuca gidilmiş ise de, olayda BK'nun 55. maddesine dayalı olarak davalının sorumluluğu ve illiyet bağının tespiti yönünden kusur incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi yerinde değildir.
Gerçekten, 27.3.1957 gün 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da açıklandığı üzere BK'nun 55. maddesi uyarınca istihdam edenin sorumluluğu için kendisinin veya çalıştırdığı kişinin kusuru koşul değildir. Buradaki sorumluluk "özen ve gözetim ödevinin" objektif olarak yerine getirilmemesinden kaynaklanan kusura dayanmayan bir sorumluluktur.
Ne var ki, istihdam edenin sorumluluğu için istihdam edenle istihdam olunan arasında çalıştırma ve bağımlılık ilişkisinin bulunması, zararın hizmetin ifası sırasında ve hizmetle ilgili olarak oluşması, eylemin hukuka aykırı olması ve eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerekir. Başka bir anlatımla, kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp, eylemle zarar arasındaki uygun neden-sonuç bağının işçinin ya da 3. kişinin tam kusuru ile kesilmemiş olması zorunludur.
Somut olayda, açıklanan hususlar yerine getirilmemiş ve kusur raporu alınmadan sonuca gidilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davalının BK'nun 55. maddesi gereğince olayda davalının sorumluluğunun olup olmadığının tespiti için yöntemince uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu almak ve alınan rapor ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 4.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy