(1086 S. K. m. 9, 17)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 28.11.1994-15.5.1995 ile 28.1.1996-26.3.2001 tarihleri arasında sürekli olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, yetki yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava nitelikçe, davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Davalılar usulünce yetki itirazında bulunarak hizmetin geçtiği ve davalı işverenin ikametgâhı olan Avonos İş Mahkemesinin yetkili olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 506 sayılı Yasa'dan kaynaklandığı, 506 sayılı Yasa'da ise yetki ile ilgili bir düzenlemenin mevcut olmadığı ortadadır. Bu durumda yetkili Mahkemenin belirlenmesinde HUMK'nun 9 ve 17.maddelerinden yararlanılmak gerekir. Davalılardan SKK. Başkanlığı'nın Nevşehir'de şubesinin bulunduğu ve Kurum avukatlarının SSK. Başkanlığı'nı temsilen şubenin bulunduğu yerde davaya girdikleri açıktır. HUMK'nun 17.maddesi gereği hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde, o şubenin muamelelerinden dolayı şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilmesi mümkündür. Burada uyuşmazlığın şube işleminden kaynaklanması zorunlu olmayıp genel müdürlük adına işlem yapılmak üzere dava açılan yerde şubenin bulunması yeterlidir. Öte yandan HUMK'nun 9/2.maddesine göre davalı birden fazla ise davanın bankalardan birinin ikametgâhının bulunduğu mahkemelerde açılabileceği açık seçiktir.
Hal böyle olunca, davalılardan SSK. Başkanlığı'nın şubesinin bulunduğu Nevşehir'de açılan davanın yetkili Mahkemede açıldığı kabul edilerek davanın esasına girmek gerekirken yetkisizlik kararı verilmesi isabetli değildir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 25.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy