(1479 S. K. m. 24) (506 S. K. m. 3)
Dava: Davacı, 20.1.1991-30.5.1995 ve 19.12.1996-31.12.1997 tarihleri arasında Bağ-Kur kapsamından çıkarılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, diğer yönüyle 20.1.1991 ila 30.5.1995 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile kurum sataşmasının giderilmesi istemine ilişkindir. Davacının 3.5.1977 tarihinden geçerli olarak Bağ-Kur'a tescil edildiği ve Limitet Şirketin ortağı olması nedeniyle 1479 Sayılı Yasanın 24-I.d ) maddesi gereğince zorunlu Bağ-Kur Sigortalısı sayıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davacının tespiti istenilen dönemde, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı mı? yoksa 506 Sayılı Yasa anlamında sigortalımı sayılacağı noktasında toplanmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 Sayılı Yasanın 24-I.d ) maddesine göre, Limitet Şirketlerin ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısıdır. Davacının davalı Limitet Şirketin ortaklarından olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan, 506 Sayılı Yasanın 3-1. F. K ) bentleri gereğince, Kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanlar ve her hangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam hesabına çalışanların sigortalı sayılmayacağı ortadadır. Somut olayda, davacının tespitini istediği dönemde, Limitet şirketin ortağı olduğuna, giderek, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğundan, 506 Sayılı Yasanın 3-1. F ) maddesi gereğince sigortalı sayılmasına yasaca olanak olmadığı açık-seçiktir. Öte yandan SSK'na tabi olarak hizmetlerinin bildirildiği otel işyerinin çocukları adına vekaleten davacı tarafından işletildiği ve davacı adına vergide kayıtlı olduğu anlaşıldığından bu işyerinde sigortalı olarak hizmet akdi ile çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy