(1475 S. K. m. 41) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı toplam 3.914.260.200 TL. borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.3.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat Mehmet Yurt ile karşı taraf vekili Yılmaz Akyürek geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Mahkemece 506 sayılı Yasanın 79. maddesine 4447 sayılı Yasanın 11.maddesi ile 1.fıkradan sonra gelmek üzere eklenen değişikliğe dayalı olarak 30 günün altındaki çalışmaların belgelenmediğinden bahisle, Kurumun davacı hakkında ek prim ve bordro düzenleyerek, prim ve gecikme zammı tahakkukuna yönelik işlemi uygun bulunarak sonuca gidilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir. Gerçekten dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, davacı işverene, sigortalı işçilerinden bir bölümünün işe giriş tarihine göre, ay sonu itibariyle 1475 sayılı Yasanın 41. maddesi koşulları oluşmadığından hafta tatiline denk gelen bir günlük çalışmayı bildirim dışı bırakması, diğer bir bölümü için 4447 sayılı Kanun ile 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde yapılan değişikliğe yanlış anlam verilerek 90 ve 30'ar günlük eksik prim ödemeleri nedeniyle Kurumca prim tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Oysa sözü edilen yasal değişiklikten amaç aylık 30'ar günlük periyotlar içerisinde eksik çalışmanın belgelenmemesi haline münhasırdır. Dava konusu olayda bir kısım sigortalıların ay içerisinde bir günlük çalışmalarının noksan gösterilmesi İş Kanununun 41. maddesinden kaynaklandığı açıkça bellidir. Bir kısım sigortalılar açısından ise Kurum tarafından işten çıkışları bildirilmediğinden 30 ve 90'ar günlük prim tahakkuk ettirilmiş ise de, davacı tarafça işçilerin işe giriş ve çıkışlarının ek 1 ve ek 2 formlarıyla Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne verildiğini bordrolara bu durumun sehven işlenmediğini ileri sürmüş ve örnekleri ile alındı belgeleri fotokopileri sunulmuştur. Bu durumda bu işçiler açısından gerçekten resmi mercilere süresinde verilmiş çıkış bildirimleri olup olmadığı araştırılmadan keza aylık bildirgeler incelenerek, bordrolarla işe giren ve çıkan işçilerin sayısı karşılaştırılmadan eksik soruşturma ile yalnızca belge verilmediğinden bahisle davacı aleyhine ek prim bildirgesi düzenleyen Kurum işlemine yönelik davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; bir günlük noksan bildirimlerin İş Kanununun 41. maddesinden kaynaklandığı, yasal durumun ayrıca belgelendirilmesi gerekmediğinden, bir günlük noksan bildirimler nedeniyle düzenlenen ek prim bildirgelerinin iptaline karar verilmek, 90 ve 30 günlük noksan bildirimler açısından ise Kuruma verilen aylık bildirgeler ile Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne verilen ek 1 ve ek 2 formları ilgili yerlerden celp edilerek yasal süresinde işçilerin işten ayrılmalarının bildirilip bildirilmediklerini belirlemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 275.000.000 lira duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy