(506 S. K. m. 66/c, 70)
Dava: Davacı aylık almaya hak kazandıkları 1.3.1993-1.6.2000 tarihleri arasındaki geçmiş aylıkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacılar, Kurum tarafından Ziraat Bankası Derince Şubesi'ne yatırılan toptan ödeme bedelini almadıklarının ve murislerinin ölümünü takibeden ay başından itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandıklarının tespiti ile birikmiş aylıkların kurumdan tahsilini istemişlerdir.
Gerek Kurum kayıtlarında, gerekse banka kayıtlarında davacılara toptan ödeme yapıldığına dair bir bilgi ve belge olmadığından, mahkemece, davacıların toptan ödeme bedelini almadıklarının kabulüne karar verilmesi doğru ise de, davacıların murislerinin ölümünü takibeden ay başı olan 1.3.1993 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandıklarının tespitine ve birikmiş aylıkların kurumdan tahsiline ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 66/c maddesinde, toplam olarak 1800 gün veya en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinin her yıl için ortalama olarak 180 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları " primi ödemiş" durumda ölen sigortalının hak sahibi kimselerine aylık bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda ise, 25.2.1993 tarihinde ölen sigortalının, öldüğü tarihte toplam 604 gün prim ödeme gün sayısı bulunmaktadır. Sigortalının ölümünden sonra, davacılar, murislerinin 937 günlük askerlik süresini borçlanarak, 7.9.1973 tarihinde borçlanma bedelini ödemişler ve ayrıca, davacıların 6.11.1997 tarihinde İş Mahkemesi'nde açtıkları hizmet tespiti davası sonucunda, murislerinin 26.6.1991-25.2.1993 tarihleri arasında 524 gün daha sigortalı hizmeti bulunduğunun tespitine karar verilmiş ve bu karar 19.10.1999 tarihinde kesinleşmiştir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasa'nın 70. maddesine göre, sigortalının ölümünde ölüm sigortasından hak sahibi kimselerine bağlanacak aylıklar, ölümle aylığa hak kazandıkları tarihten sonraki ay başından başlar. Hal böyle olunca, sigortalının ölüm tarihinde toplam 1800 gün pirimi ödenmiş gün sayısı bulunmadığından, davacıların ölüm aylığına hak kazandıkları tarih, murislerinin ölüm tarihi değil, toplam 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin ödendiği tarihtir. Bu durumda, primlerin ödendiği tarihten sonraki ay başından itibaren davacıların ölüm aylıklarının hesaplanması gerekirken, mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular ve özellikle primler ödenmeden ölüm aylığı bağlanamayacağı hususu gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy