(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 01.03.1986-6.4.2000 tarihleri arasında asgari ücret ile geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 01.03.1986-6.4.2000 tarihleri arasında davalıya ait bulgur imalathanesi işyerinde Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının isteminin kabulü ile işyerinde istem tarihleri arasında işyerinde sürekli çalıştığına ve Kurum'a bildirilmeyen sürelerinin tespitine karar verilmişse de bu sonuç dosyanın içeriğine göre usul ve yasaya aykırıdır.
Dava konusu yapılan işyerin bulgur imalathanesi olup, dosya ekindeki davacının açtığı işçilik haklarının tahsiline ilişkin dava dosya içerisinde bulunan bilgilerden çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişliğince davalı işyerinde yapılan teftiş sonucu tanzim edilen 29.06.2000 tarih ve 68 nolu rapor içeriğinde 1989-1999 tarihleri arasında işyerinin mevsimlik olarak faaliyet gösterdiği çalışmaların Nisan başı Eylül sonu olarak yapıldığı yağışlara göre uzayabildiği 1999 yılından sonra ek tesis kurulduğundan yaz-kış çalışabildiğini davacının mevsimlik işçi olması sebebi ile emekliliğine yardımcı olmak için 1999-2000 tarihleri arasında çalışmalarının tam olarak gösterildiği ifade edilmiş ise de, çalışmaların tam olmadığı belirtilmiştir.
İşverenler ve tanık olarak dinlenen işyeri çalışanları işyeri mevsimlik işyerinin olduğunu kabul etmektedirler. Yine tanık ifadelerinde davacının kadın işçilere nezaret eden işçi çavuşu olduğu, mevsiminde işyeri faaliyetlerinin çok yoğun olduğundan kadın-erkek işçi çalıştırıldığı belirtilmiştir. Dosya ekindeki dönem bordrolarından da işyerinde kış aylarında çalışan sayısının azaldığı mevsiminde ise arttığı görülmektedir. İş yerinin dönem bordrolarında ismi bulunan ve çalışmaları gösterilen tanıklar davacının mevsimde tam süre çalıştığı, mevsim dışındaki kış aylarında ise ara sıra temizlik için, işyerine geldiğini sürekli çalışmasının bulunmadığını ifade etmektedirler. Bu durumda davacının mevsimlik işyerinde Nisan başı Eylül sonu arası tam süre çalıştığı, mevsim dışında da ara sıra çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Böylece mahkemenin mevsimlik sürede eksik bildirilen çalışmaların tam'a iblağı yerinde ise de mevsim dışı sürelerdeki çalışmaların yine ayda 30 gün üzerinden çalışıldığının kabulü ise hatalıdır. Bu dönemde ara sıra çalışılan süreler zaten Kurum'a bildirilmiştir.
Dosya içerisinde toplanan tüm yazılı belgeleri ve tanık, ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde mahkemece yapılacak iş, işyerinin 1999 yılına kadar mevsimlik işyeri olduğu göz önünde bulundurularak mevsimin dışında bildirilen süreler de zaten infazda göz önünde bulundurulacağından kararda yeniden belirtilmesine gerek olmadığından, mevsimlik olarak çalışmanın sürdürüldüğü dönemde eksik bildirilen süreler yönünden davanın kabulüne, işyerinin faal olmadığı dönemler yönünden ise istemin reddine karar vermekten ibaret olmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden işverenlere iadesine 17.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy