(2004 S. K. m. 71, 96)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.3.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı (alacaklı) vekili Avukat İ. H. A. ile karşı taraf vekili Avukat P. A. G. geldiler. Davalı borçlu adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Tülay Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Davacı 3. kişi, Karataş İcra Müdürlüğünün 2002/940 Esas sayılı takip dosyası ile Yumurtalık ilçesi sınırlarında bulunan taşınmazlar üzerindeki pamuk mahsulünün yetkisiz Karataş İcra Müdürlüğünce haczedildiğini belirterek işlemin iptalini istemiş ayrıca haczedilen mahsulünde kendisine ilişkin olduğundan bahisle haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Hacizde yetki itirazı kamu düzenine ait olup; davacı 3. kişinin itiraz hakkı bulunduğu gibi merciice de resen araştırılması bir husustur. Dava konusu pamuk mahsulünün Yumurtalık ilçesi K. Köyü 1110-1112 ve 1113 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde haczedildiği yapılan keşif ve bilirkişi raporu ile sabittir. Karataş İcra Müdürlüğünün bu taşınmaz üzerindeki mahsul haczi için yetkisiz olduğu açıktır. Yetkisiz icra müdürlüğünce yapılan hacizde geçersizdir. Bu halde dava gününde istihkak davası açabilmenin ön koşulu olan geçerli bir haciz bulunmadığından davacı 3. kişinin istihkak davasının reddi gerekir.
Öte yandan yapılan haciz sırasında borçlu borcu kabul ederek ve ödeme taahhüdünde bulunmak suretiyle takibi kesinleşmiştir. Takibin kesinleşmesinden sonraki devrede merciinin takibin iptali kararı verebileceği haller İİK. 71. maddede sınırlı olarak gösterilmiştir. Yetkisiz icra müdürlüğünce yapılan haciz bu madde kapsamında sayılmamıştır. Bu durumda merciice yalnızca haczin iptal edilmesine karar vermek gerekirken istek dışına çıkılarak yazılı biçimde takibin iptal edilmesine karar verilmesi de usul ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre de; borçlu olmayan bir kişinin takibin iptalini isteme yetkisinin olmadığının gözardı edilmesi de doğru değildir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, davalı (alacaklı) yararına takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy