(506 S. K. geç. m. 80)
Dava: Davacı, 25.7.1975-15.4.1982, 17.10.1983-8.11.1984 ve 20.03.1986-30.11.1992 tarihleri arasındaki süreyi borçlanmasının ve başvuru tarihi olan 29.12.1995 tarihindeki prime esas alt kazançlar üzerinden prim ödemesinin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. Altan Çeliker tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davada, 4056 sayılı kanunla 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 80. maddeye dayanılarak yapılan sanatçı borçlanmasının geçerliliğinin tespiti istenmiştir.
Davacının 29.12.1995 tarihinde 4056 sayılı Kanuna dayanarak Kurumdan borçlanma talebinde bulunduğu, borçlanma belgesinde 1975-1992 tarihleri arasında orkestra üyesi, müzisyen olarak geçen sürenin borçlanılmasının istendiği, borçlanma belgesinin Müzik-Sen Sendikası tarafından düzenlendiği, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından borçlanma isteğinin kabul edilmediği dosya içindeki delillerden anlaşılmaktadır.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu yapılmıştır.
Duruşmada dinlenen tanıklar davacının sanatsal faaliyette bulunduğunu ifade etmekte iseler de açıklamaları yetersiz kalmaktadır. Borçlanma belgesinde orkestra üyesi yazılı olduğundan, yaptığı işin ve çalışma sürelerinin açıkça belirlenmesi gerekir. Davacı, orkestra sanatçısı olduğunu iddia ettiğine göre, bu faaliyette tek başına icra edilemeyeceğinden, dinlenen tanıklar dışında çalışma arkadaşlarının ve çalıştığı söylenen işyerlerindeki yetkili kişilerin bilgilerine başvurulmalı, işyerlerinin varlığı araştırılmalı, işyerlerinde bulunan davacı ile ilgili bilgi ve belgeler toplanmalıdır. Davacının geçimini sanatsal faaliyetlerinden elde ettiği gelirle devam ettirip ettirmediği üzerinde durulmalı, çalışma olgusu, çalışma süreleri ve borçlanma koşulları hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya konmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın noksan tahkikat ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy