(506 S. K. m. 79)
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1996-9.12.2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davalıya ait işyerinde 1.10.1986 ile 9.12.2000 tarihleri arasında 3 yıl dışında her yıl mevsimlik olarak 4 ay çalıştığını Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı çalışmalarının kesintili olup aksinin eşdeğerdeki yazılı belgelerle kanıtlanmadığından bahisle isteğin reddine karar verilmişse de eksik araştırmaya dayalı varılan sonuç doğru bulunmamıştır. Gerçekten de davacı mevsimlik işçi olup çalışmaları kısmidir. Dinlenen bordro tanıkları 1999 ve 2000 yılları arasında çalışmayı doğrulamışsa da bilgileri bu yıllarla sınırlıdır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/8. maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünde özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları ve iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gidilmesi mümkündür.
Mahkemece yapılacak iş; 1986 yılından bu yana tüm dönem bordroları, ücret bordroları getirtilerek çalışmanın başından bu yana çalışan bordro tanıklarının dinlenmesi ve davacının başka işyerlerindeki çalışmaları da dışlanmak suretiyle eksik bildirim olup olmadığının saptanarak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy