(506 S. K. m. 79) (1136 S. K. m. 168)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 9.10.1993-15.5.1999 tarihleri arasında sürekli olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarını tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı, davalılardan Kurum vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davacı, 09.10.1993-15.5.1999 tarihleri arasında davalı Oltu Belediye Başkanlığı'na ait işyerinde sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Nitekim davacıya ait kimi çalışmaların resmi kayıtlara intikal ettirildiği de tartışmasızdır. Bunun dışında kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarında eş değerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez.
Davacının, davalı belediyenin şehir içi ve dışı otobüslerinin şoförlüğünü yaptığını ve otobüs gelirlerini, davalı belediyeye ait Türkiye Halk Bankası Oltu Şubesindeki 4607 no'lu hesaba yatırdığını iddia etmesine rağmen, mahkemece, 15.4.1996 tarihinden öncesine ait dönemin hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile davacı tarafın iddiaları araştırılmayarak, davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya uygun değildir. Gerçekten, davalı işveren tarafından davacıya ait ilk işe giriş bildirgesinin 15.4.1996 tarihinde kuruma verildiği, mahkemeye ise 9.4.2001 tarihinde başvurulduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda, ilk işe giriş bildirgesinin verildiği 15.4.1996 tarihinden önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğramadığı açık seçiktir. Hal böyle olunca, tespiti istenilen döneme ilişkin anılan hesaba ait mevduat kartı onaylı suretinin ilgili bankadan getirtilerek, incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Kabule göre de, 4667 sayılı Kanun'un 81.maddesi ile değiştirilen 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin son fıkrası hükmü gereğince, avukatlık ücretinin takdirinde hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır. Bu durumda, mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi yerine dava tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı SSK lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının ve davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine 27.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy