(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptaline ve borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Sosyal Sigortalar müfettişince saptanan bildirim dışı kalmış işçiliğin takibine ilişkindir.
Bozma ilamında 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde öngörülen biçimde Kurumun yasal prim alacağı olup olmadığı saptanarak sonuca gidilmesi gerektiği belirtildiği halde mahkemece uzman olmayan bilirkişi vasıtasıyla ihale bedeli üzerinde hesaplama yapılarak eksik inceleme konucu karar verilmiştir.
Somut olayda, 20.6.2001 tarihli müfettiş raporu esas alınarak ibraz edilen faturalar düşülerek sigorta primleri hesabına esas tutulacak kazançlar toplamı Kurumca re'sen hesaplandığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Davacı temyizinde dava konusu iş için işçilik miktarını % 15 değil de % 6 olduğunu iddia etmiştir. Bu konuda uzman bilirkişilerce inceleme yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak işlem; uzman bilirkişi eşliğinde mahallinde keşif yapılarak yöntemince işin esasına girmek, davacının iddiasını mahallinde değerlendirmek, yapılan için özelliklerini incelemek, çalıştırılması gereken işçi sayısı tespit edilerek dava konusu iş nedeniyle gerçekten işverenin prim borcu bulunup bulanmadığını saptamak ve bu yolda tüm kanıtlar toplandıktan sonra bir sonuca ulaşmaktan ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 27.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy