(506 S. K. Ek m. 5)
Dava: Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle, 1.3.1986-27.12.1993 tarihleri arasındaki çalışmalarından dolayı itibari hizmet süresinden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Demet Kurtuluş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, çalıştığı iş ve işyeri itibariyle 506 sayılı Yasaya 2098 sayılı Yasa ile eklenen Ek 1. madde kapsamına girdiğinin ve 1.3.1986-27.12.1993 tarihleri arasında bu maddeden yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, mahkeme ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiş ve bu karar Dairemizin 15.10.2001 tarih ve 2001/6151-6759 sayılı ilamı ile 3395 sayılı Yasanın yürürlük tarihini dikkate alarak davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı bularak yerel mahkeme kararını bozmuş ve mahkeme bozmaya uyarak bu kez davanın reddine karar vermiş ise de bu karar dahi maddi hatadan kaynaklanan bir sonucu ifade etmekte olup, usul ve yasaya uygunluğu açısından hatalı olduğundan bozulmalıdır.
Toplanan delillerden, davacının davalılardan işverenlere ait Basım ve Gazetecilik işyerlerinde 1.3.1986-27.12.1993 döneminde hizmet akdi ile çalıştığı, 506 sayılı Kanunun 3395 sayılı Kanun ile değişik ek 5. maddesinde basım ve gazetecilik işyeri birlikte ifade edilmiş ise de gazetecilik işi yapılmayan sadece basım işi yapılan işyerlerinde çalışan sigortalılarında fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarının olayda ayrıca gerçekleşmesi halinde itibari hizmetten yararlanacaklarının Yasa da öngörülmesi nedeniyle, kamu yararı ön planda olan bu tür tespit davalarında gözetilmesi gereken hassasiyet nazara alınarak delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu varılan ilk sonucun maddi hata eseri olduğunun açık olması nedeniyle, hak kaybının önlenmesini temin amacıyla delil durumuna uygun düşmeyen mahkeme kararının bozulmasında yarar görülmüştür.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmek suretiyle kamu yararı gözetilerek ilk kararda olduğu gibi davanın kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy