(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı SSK sigortalılığı hariç tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi M. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 14.3.1987-30.4.1991 tarihleri arasında, SSK'na tabi çalışmaları dışında tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de mevcut deliller itibariyle varılan sonuç doğru görülmemiştir.
Dosyadaki muhtarlık yazısı, belgeler, prim ödemeleri ve tanık beyanlarına göre davacının zeytincilik faaliyetinden dolayı tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu açıktır. Sorun Kurum tarafından kabul edilmeyen 1987-1991 döneminde de sigorta kapsamında olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Kurum'un 7.3.1991 tarih ve 3722 sayılı yazısında, davacının 30.6.1991 tarihi itibariyle 792.000 lira borcu olduğu bildirilmiştir. 14.1.2003 tarihli Tarım sigortalı Bilgileri yazısında, 30.4.1991 tarihinde 260.000 lira 28.6.1991 tarihinde 532.000 lira olmak üzere toplam 792.000 lira prim ödemesinde bulunduğu görülmektedir.
Davacı tarafından yapılan bu prim ödemeleri üzerinde araştırma yapılmamıştır. Kurumdan, yapılan bu ödemelerin geriye yönelik olarak 1987-1991 dönemini kapsayacak şekilde yapılıp yapılmadığı sorulmalı, gelecek cevaba göre gerekirse konusunda uzman bir bilirkişiden yapılan ödemelerin 1987-1991 dönemini kapsayıp kapsamadığı konusunda görüş alınmalı, çıkacak sonuca göre kısa süreli SSK'na tabi çalışmaları dışında, 1.1.1986 yılından itibaren, mevcut delillere göre tarım faaliyetiyle uğraştığı da gözönünde bulundurularak bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy