(818 S. K. m. 313, 355)
Dava: Davacı, Kurum tarafından gönderilen 27.7.2001 tarih ve 19 sayılı rapora dayanılarak tahakkuk ettirilen prim, borcunun ve raporun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Uyuşmazlık konusu işle ilgili olmak üzere; davalı Kurum; SSK. müfettişliğinin 27.7.2001 gün ve 19 sayılı teftiş raporu ile davacı şirketin 1.1.1999-31.12.1999 döneminde DSİ. V. Bölge Müdürlüğüne karşı taahhüt edip yerine getirmediği 54. Şube Müdürlüğü personel taşıma işine ilişkin şirket kayıtlarının tetkikinde bu döneme ilişkin hiç ücret ödemesine rastlanmadığının ihale Makamı ödenen istihkakın KDV dahil 43.816.448.672 TL olduğundan bahisle eksik işçilik bildirildiğinden bahisle işyeri tescil ettirilerek resen ek prim borcu ve İdari Para Cezası tahakkuk ettirmiştir.
Buna karşın davacı şirket, bu personel taşıma işi ile ilgili olarak fatura karşılığı üçüncü kişilere kendilerine ait araçlarla taşıma işini yaptırdıklarını ve ayrıca şirket müdürü E sınıfı sürücü belgesine de sahip olduğundan şirkete ait 19 KA 461 plakalı Renault marka otomobil ile de bizzat taşıma işini yürüttüğünden, işçilik bildiriminde bulunmadıklarının, hiç sigortalı işçi çalıştırmadıklarını bu nedenle işyeri tescilinin yersiz, ve ek prim borcu çıkartılmasının da gereksiz olduğunu ileri sürmüş, Mahkeme ise Kurum işleminin yerinde bulunduğunu kabul etmişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerek teftiş raporunda gerekse davacı anlatımlarında personel taşıma işini şirkete ait 1 otomobil ve serbest piyasadan kiralanan münübüslerle yapıldığı hususunda uyuşmazlık yoktur.
Taşıma işinde kullanılan araçlara ait sürücülerin Bağ-Kur sigortalısı ve vergi mükellefi oldukları ve fatura karşılığı araçlarını kiraladıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumla müfettiş ölçümlemesine konu bildirilmeyen işçiliklerin hizmet aktinden mi yoksa istisna akdinden mi kaynaklanmakta olduğu hususu üzerinde durulmalıdır. Araç sürücüleri vergi mükellefi olup Bağ-Kur sigortalısıdırlar. Vergi mükellefi ve Bağ-Kur sigortalısı olan sürücüler taşıma işi karşılığında aldıkları ücrete karşılık fatura kesmişlerdir. Kendi nam ve hesaplarına kazanç temin etmektedirler.
Davacı şirket ile aralarındaki ilişki bu nedenle hizmet akti olmayıp istisna aktidir. Oysa şirket ile araç sürücüleri arasındaki bu ilişkinin hizmet akdi olmadığı Mahkemece gözardı edilmiştir. Ortada hizmet aktini gerektirecek bir ilişki söz konusu olmadığından ve diğer bir anlatımla şirket ile araç sahipleri arasında işveren-işçi ilişkisi bulunmadığı içindir ki eksik işçilik tespiti ve ek prim tahakkuku da gerekmemektedir. Hizmet aktinin varlığı Kurumca ispat edilememiştir. Varsayıma dayalı 27.7.1991 gün 19 sayılı teftiş raporuna bağlı uygulamalar yerinde olmayıp davacı şirket adına çıkartılan ek prim borcu ve gecikme zammından alınan ve prim komisyonu kararının iptali gerekmektedir.
O halde, bu yönleri amaçlayan davacının temyizinin kabulü ile davanın kabulü yerine reddi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 17.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy