(506 S. K. m. 2, 6) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 1.7.1973 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 17.5.1973 olduğunun tesbitine ilişkindir.
Mahkemece, dava dosyası hukukçu bilirkişiye verilerek sigortalılık başlangıç tarihi yönünden rapor alınmıştır.
Oysa HUMK.'nun 275. maddesine göre mahkeme, ancak çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde bilirkişi görüşü alınmasına karar verebilir. Somut olayda olduğu gibi hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi gereken hallerde bilirkişiye başvurulamaz. Aksine tutum yargı erkinin bağımsız hakimlerce kullanılmasını öngören Anayasal kurala da aykırı olduğu gibi davanın çabuk ve az masrafla görülmesi ilkesini zedeler.
2- Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin 506 Sayılı Yasanın 2. maddesinin belirlediği biçimde eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön özellikle Sosyal Sigortalar Kanunun 6.maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.6.1999 gün ve 1999/21-549 Esas 1999/555 sayılı kararında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığı işyerinin 506 Sayılı Yasa kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmak ve dinlenilen tanıkların bordro tanıkları olmadığı da gözetilerek kendisi ile aynı dönemde birlikte çalışan ve SSK. dönem bordrolarında gösterilen kişilerin, bunlar olmadığı takdirde komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy