(506 S. K. m. 2, 6)
Dava: Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 1.6.1973 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 1.6.1973 olduğunun tespiti ile 1.6.1973 tarihli işe giriş bildirgesinde Başkan olarak yazılan soyadının Bayhan ve Akhisar olarak yazılan doğum yerinin ise Tuzcular olarak düzeltilmesini istemiştir.
Bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle gerek Sosyal Sigortalar Kurumu gerekse işverenler yanında bulunan davacının imzası ile fotoğrafını içeren işe giriş bildirgeleri yanında ücret tediye bordroları gibi diğer belgeler celbedilip, imzanın ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı konusunda Güzel Sanatlar Akademisi'nden seçilecek bilirkişi heyeti yada Adli Tıp ilgili İhtisas Dairesi vasıtasıyla benzerlik incelemesi yaptırılmalı, davacıyı yakından tanıması gereken işveren, müdür, şef, ustabaşı ve çalışma arkadaşları tanık sıfatıyla dinlenmeli, dava konusu işe giriş bildirgesinde soyadı yanında, sigorta sicil numarası ve doğum yerinin farklılığı da gözönünde tutularak, ilgili nüfus müdürlüğünden, askerlik şubesinden ve Sosyal Sigortalar Kurumundan bu hüviyetle davacı dışında başka bir kişinin olup olmadığı yöntemince araştırılmalı, gerekirse bu hususta zabıta araştırması da yaptırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yetersiz ve soyut tanık anlatımlarına dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Öte yandan, söz konusu 1.6.1973 tarihli işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğunun saptanması halinde ise, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda, o kimsenin 506 sayılı Yasanın 2.maddesinin belirlediği biçimde eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön özellikle Sosyal Sigortalar Kanununun 6.maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.6.1999 gün ve 1999/21-549 esas 1999/555 karar sayılı kararında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan, davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Yapılacak iş, davacının çalıştığı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında bulunup bulunmadığı araştırılmak, imza ve fotoğraf incelemesi yaptırmak ve kendisi ile aynı dönemde birlikte çalışan ve SSK dönem bordrolarında gösterilen kişilerin, bunlar olmadığı takdirde komşu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy