(506 S. K. m. 6) (2709 S. K. m. 60)
Davacı davalı Kuruma borçlu olmadığının ve ilk tahsis talebini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum'un sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyizine gelince,
Davacı, 14.12.2002 tarihli dava dilekçesi ile 2147 ve 3201 sayılı yasalara göre yaptığı borçlanmalara istinaden yaşlılık aylığına hak kazandığının ve borçlu olmadığının tesbitini istemiş bilahare 3.4.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile de yurt içi hizmetleri ve 2147 sayılı yasaya göre yaptığı borçlanma dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine, mahkemece, talebi azaltarak ıslah etmek azaltılan kısımlardan feragat anlamını taşıdığı gerekçesiyle davacının 3201 sayılı yasaya ilişkin talebinin feragatten reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Gerçekten, 506 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde sigortalı olmak hak ve yükümlüğünden kaçınılmayacağı ve vazgeçilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Sigortalı olmak hakkı, kişinin doğrudan Sosyal güvenliğine ilişkin ve kişiye bağlı temel anayasal haklardan birini oluşturur. (Anayasa 60. madde) Bu haklardan feragat ise hukuken hiçbir sonuç doğurmaz. Nitekim, Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamasına göre de sigortalılık statüsü ve süresinin ortaya konması yönünden açılan davalardan "feragat" ile vazgeçme mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, mahkemece, Sosyal güvenlik haklarından vazgeçilemeyeceği ilkesi gözetilmeyerek, davacının 3201 sayılı Yasa'ya ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy