(506 S. K. m. 11, 24)
Dava: Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerinin Kurumdan sorularak, bildirilen miktarın en son zarardan indirilmesi suretiyle tazminatın saptanması gerektiği, Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, mahkeme ve Kurumdan hak sahiplerine bağlanan gelir sorulmuş, Sosyal Sigortalar Kurumunca iş kazası yönünden bir gelir bağlanmadığı bildirilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı hak sahiplerine gelir bağlanması için Kuruma başvurmaları ve talebin red edilmesi halinde olayın trafik iş kazası olduğu yönünde dava açılması için önel verilmesi, açılan davanın sonucunda olayın iş kazası olduğu tespit edildiği takdirde, en son bağlanacak peşin sermaye değerinin yeni verilere göre hesaplanacak maddi tazminattan indirim yapılmak suretiyle karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 27.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy