(506 S. K. m. 79, 130)
Dava: Davacı Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcunun iptaline ve borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nurten Mursal tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık Kurum'un, davacı işveren aleyhine tahakkuk ettirdiği prim ve gecikme zammına ilişkin işlemi ile düzenlediği ödeme emirlerinin iptali ve davacı işverenin prim borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece dava müfettiş tutanağının aksi kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 79. maddesi oluşturmaktadır. Anılan maddeye göre, fiilen ve kayden çalıştığı Kurum müfettişince saptanan sigortalıların, Kuruma verilmesi gereken belgelerinin bir aylık süre içinde verilmemesi veya eksik verilmesi halinde bu belgeler kurumca re'sen düzenlenir ve içerdiği sigorta primleri de kurumca saptanarak işverene tebliğ edilir. Somut olayda, işveren yapılan bu tebliğ üzerine Kurum'un ilgili ünitesine itiraz etmiş ve itirazın reddi sonucu uyuşmazlık yargıya intikal ettirilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere, davacı işverene ait işyerinde Sosyal Sigortalar Kurumu müfettişi 7.9.1998 günlü ve 2 sayılı raporla işyerinde, fiilen ve kayden kuruma bildirilmeyen sigortalılıkları saptamıştır. Kurum bu saptamaya göre 506 sayılı Kanun'un 79. maddesindeki prosedürü işletmiştir. İşveren prim borcuna itiraz ettiğine göre; uyuşmazlığın niteliği göz önünde tutularak 506 sayılı Kanun'un 130. maddesi de dikkate alınmak suretiyle, yapılan bu tespitlerle ilgili, tutanak mümzilerini dinlemek gereğinde fiilen çalıştığı saptanan sigortalıların bilgisine başvurmak ve tarafların gösterdiği diğer deliller değerlendirilerek sonuca gitmek gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davacı işverenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy