(506 S. K. m. 85) (YHGK. 06.03.2002 T. 2002/1-119 E. 2002/135 K.) (YHGK. 25.12.2002 T. 2002/21-1062 E. 2002/1098 K.)
Davacı, zorunlu sigortalılığının bittiği tarihten itibaren isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun tesbitiyle, emeklilik talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Ç. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı; 5.4.1996 tarihinde biten zorunlu sigortalılık dönemi dışında; isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğunun ve yaşlılık aylığını almaya hak kazandığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece; davacının talebinin kabulüne karar verilmiş, bu karar dairemizin 18.6.2002 tarihli ilamı ile bozulmuş ve anılan bozma ilamına uyma kararı verilmişse de; bozma gereğince işlem yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Yerel Mahkeme'nin YHG. Kurulunun 6.3.2002 gün ve 1/119-135 sayılı kararında da belirtildiği üzere, bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar ve Mahkeme'nin bozma kararı doğrultusunda işlem yapma ve hüküm verme yükümlülüğü oluşur. Bu ilke Usul Kanunun dayandığı ana esaslardan olup Kamu düzeni ile ilgilidir. Yargıtay'ın bozma kararına uymuş olan Mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereğince inceleme yaparak yeni bir hüküm kurmak zorundadır.
Dairemizin 2002/4763 Esas ve 2002/5916 sayılı bozma ilamında belirtildiği üzere; davacı 1.11.1995 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmaya başlamış bunun sonucu 1.2.1994 tarihinde başladığı ileri sürülen isteğe bağlı sigortalılık sona ermiştir. Bu tarihten sonra davacının isteğe bağlı sigortalı olma iradesi ortaya konmadığı gibi primlerini ödemediği böylece 506 sayılı Yasa'nın 85. maddesinde öngörülen isteğe bağlı sigortalılığın yöntemince oluşmadığı, davacının 1998 yılından geriye yönelik bir ödemesi mevcut ise de bunun Kurumca kabul edilmediği, esasen geriye yönelik bu tür toptan ödemeler sigortalılığı sona ermiş bulunan davacının sigortalılık statüsünü ihya ettirmesi mümkün değildir. Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 25.12.2002 tarih ve 2002/21-1062 Esas 2002/1098 Karar sayılı ilamında aynı doğrultudadır.
Öte yandan, davacının yaşlılık aylığı koşullarının kazandığı yolunda dosyada yeterli bilgi ve belge bulunmamasına karşın mahkemece bu koşulların gerçekleştiği açıklanmadan istem kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan usul kuralı ve bozma ilamı gerekçesine rağmen mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasa'ya aykırıdır.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy