(506 S. K. m. 2, 11)
Davacı, geçirmiş olduğu ve bacağının kesilmesiyle sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi S. Karagün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: Mahkemece davacının istemi üzerine işyerinde çalışırken uğradığı zararlandırıcı olayın iş kazası sayılması yolundaki istemi kabul edilmişse de bu sonuca eksik inceleme ve yöntemince taraf oluşturulmadan karar verilmiştir.
Gerçekten davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 2 ve 11. maddelerine göre bir işverenin emrinde hizmet akdi göre çalışanlar sigortalı sayılır ve işyerinde uğranılan zararlandırıcı olaylar iş kazası olarak kabul edilir. Bir olayın iş kazası olarak belirlenebilmesi için hangi işyerinde ve hangi işverene bağlı olarak çalıştığının ortaya konması yasal koşuldur.
Dava konusu olayda dava doğrudan Kuruma karşı açılmış ve işveren taraf olarak gösterilmemiştir. Bu durumda öncelikle işveren ve işyerinin ortaya konması açısından zorunlu olarak işverenin davaya dahil edilmesi ve yargılamanın işverenle birlikte yürütülüp sonuçlandırılması gerekir. Mahkemenin yöntemince taraf oluşturmadan sonuca gitmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan dava konusu olayda sigortalı olduğunu iddia eden davacının hangi işveren emrinde ne tür işi zararlandırıcı olaya maruz kaldığı açıkça ortaya konmamıştır. Bu durumda dahi taraflar arasındaki hizmet ilişkisinin açıkça belirlenmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş; işverenin yöntemince davaya dahil ettirilmesi, işverence gösterilecek delillerin değerlendirilmesi ve tüm kanıtlar toplandıktan sonra hizmet akdi ilişkisinin ortaya çıkıp çıkmadığının ve buna bağlı zararlandırıcı olayın iş kazası olup olmadığının belirlenmesi ve sonuca göre karar verilmesinden ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy