(4792 S. K. m. 6)
Davacı, Kurum tarafından tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammı borcu olmadığından ilişiksizlik belgesi verilmesi gerektiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Sultan K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava ihale yolu ile yapılıp bitirilen işin sonunda hak edişleri almak için, noksan işçilik bildirilmediğinin belirlenerek Kurumdan ilişiksizlik belgesi verilmesi gerektiğinin tesbitine ilişkindir.
Mahkeme delil toplamadan ölçümleme dayanağı ortadan kalktığından müfettişlerin ölçümleme yetkisi de kalmadığından davanın kabulüne karar vermişse de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Davacı işveren ihale ile aldığı işin hak edişini alabilmek için Kurumdan ilişiksizlik belgesi istemiş, Kurum da eksik işçilik olup olmadığı yönünde müfettiş incelemesi yapılacağını belirterek davacı talebini reddetmiştir. Davacı 4792 sayılı Yasanın değişik 6. maddesi ile düzenlenen Kurum ölçümleme hakkının kaldırılmış, ölçümleme ile ilgili esaslar yerine yeni düzenleme getiren 616 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesiyle ortaya hukuksal boşluk çıktığından artık ölçümleme yapılamayacağını, ilişiksizlik belgesi verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak yasaya karşı herhangi bir nedenle yasanın öngörmüş olduğu yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin yasal boşluk var diye haklarında hiçbir işlemin yapılmamasının düşünülemeyeceği, Yargıtay HGK. nun 21.11.2001 tarih 965-1038 esas, karar sayılı ilamı ile de vurgulanmıştır.
Mahkemece işyeri dosyası ve müfettiş raporu getirilmeden, gerekli bilirkişi incelemesi yapılmadan dayanak yasanın iptal edildiğinden bahisle ölçümlemenin yapılamayacağı gerekçesi ile davayı kabul etmesi isabetli değildir. Zira ölçümleme teknik konuların incelenmesini gerektiren uzmanlık işidir. Bu nedenle konusunda uzman bilirkişilerin bilgilerine başvurulup sonuca gidilmelidir.
Bu nedenle Mahkemeler, bildirilmesi zorunlu işçilik oranını belirlerken; iş ve işyeri belgelerini toplayıp, işin genel niteliğini, işte kullanılan teknik yöntemleri, işin büyüklüğünü, tamamlama süresini, işyeri koşullarını, istihkak tutarlarını, kısaca işçilik bildirilmesi gereken işle ilgili tüm verileri gözetmek, gerekirse emsalleriyle kıyaslamak, mahallinde bizzat işi denetlemek, kısaca işle ilgili tüm verileri dikkate alarak gerçek biçimde işçilik oranını veya miktarını saptamak zorundadır.
Bu belirleme sonucunda gerçekten noksan işçilik bildirilmediği saptanırsa istem kabul edilmeli aksi halde reddedilmelidir.
Mahkemece, öngörülen biçimde bir inceleme yapılmaksızın, salt hukuksal bir takım nedenlerle sonuca giden bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy