(506 S. K. m. 2, 6) (1475 S. K. m. 9)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1974 - 24.11.1992 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 1.10.1974 - 24.11.1992 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sigortalı olarak geçen, Kurum'a kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir. Davacının eşi A 1.10.1960 - 8.10.1985 tarihleri arasında L. Ltd. Şti. işyerinde sigortalı olarak çalıştığı ve 1.11.1985 tarihinden itibaren de yaşlılık aylığı aldığı; gerek davacı ve gerekse davacının eşi ile yapılmış yazılı bir kapıcılık sözleşmesi bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, kapıcılık görevinin kimin tarafından yerine getirildiği, giderek eylemli çalışmanın ( kalorifer yakma, temizlik ve alış-veriş gibi işlerin ) davacı tarafından mı yoksa davacının eşi tarafından mı yerine getirildiği noktasında toplanmaktadır.
Geçmiş hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesi için çalışanın, "zaman" ve "bağımlılık" unsurlarını gerçekleştirecek biçimde işverenin işyerinde çalışması koşuldur. Öte yandan, 506 sayılı Yasa'nın 2.maddesine göre, bir hizmet aktine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı sayılır. Anılan Yasa'nın 6.maddesinde ise, çalıştırılanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olacağı hükmü öngörülmüştür. Başka bir anlatımla, sigortalı olmak için 506 sayılı Yasa'da 1475 sayılı Yasa'nın 9.maddesine koşut hizmet akdinin yazılı olarak yapılması yönünden benzer bir hüküm mevcut değildir. Ayrıca, sigortalılık statüsünün oluşumundan sonra ücretin sigortalının kendisine veya başkasına ödenmesi bu statüye etki yapmaz.
Somut olayda, çalıştığı iddia edilen işyeri, 6 katlı, 5 daireli, başlangıçta kömürlü kaloriferli olup, sonradan doğal gaza geçilen bir apartman işyeridir. Davacının eşinin sigortalı olarak gösterildiği limited şirket işyerinde full-time ve fazla mesaiye tabi olarak çalışmış olması halinde, aynı zamanda bu apartman işyerinde de kapıcı olarak çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmez. Hukuk Genel Kurulu'nun 6.11.1996 gün ve 1996/537-735 sayılı kararı da aynı doğrultudadır. Bundan başka, kalorifer yakmak için ateşçi belgesine sahip olunması gerekeceği de ortadadır. Mahkemece, davacının eşinin sigortalı olarak gösterildiği limited şirket işyerindeki çalışma şekli, yaptığı iş ve mesai saatleri açıkça saptanmadığı gibi, davacının ve eşinin kalorifer yakma ehliyetine sahip olup olmadıkları hususu da araştırılmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 1.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy