(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı davalılardan işverene ait işyerinde 1.10.1982-30.8.1988 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine ve yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ve davalılardan kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum'un tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı temyizine gelince;
Dava, 1.10.1982-30.8.1988 tarihleri arası davalılara ait işyerinde sürekli çalıştığının tespiti ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkin olup; mahkemece, 1986 yılı öncesinin hak düşürücü süreden reddi gerektiğine ilişkin bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulü ile davacının 86/1. dönem ile 88/1 dönem arası sürekli çalıştığının tespitine, yaşlılık aylığı koşulları gerçekleşmediğinden aylık bağlanmasına ilişkin talebin reddine karar verilmişse de, bu sonuç usul ve yasa'ya aykırıdır.
Yapılan incelemede, davacının 1986 yılı öncesi bir çok giriş çıkışının bulunduğu görülmektedir. Davacının 30.10.1983 yılındaki çıkışını takibeden ertesi günü iş başı yaptığı görülmekle 30.10.1983 deki çıkışının çıkış olarak kabul edilmesi düşünülemez. Ne varki, davacının 1.10.1982 ve 8.10.1983 tarihlerinde işe giriş bildirgeleri bulunduğundan Yargıtay Hukuk Genel kurulunun 2003/21-432,2003/97 Karar sayılı 26.2.2003 günlü kararı gereğince, işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde konusunda uzman bir bilirkişiden rapor aldırılmalıdır. Şayet bu inceleme sonucunda işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olmadığı tespit edilirse artık halinde hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.
Yapılacak iş, yukarıda belirtilen işlemler yapıldıktan sonra mahkemece reddedilen süreye ilişkin dönem bordrolarının ve ücret bordrolarının celbi ile imzalı ücret bordrolarında belirtilen süre dışındaki istemi reddetmek, imzalı olmayan bordrolar yönünden de işverenin bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bu tanıkların bilgisine başvurmak, davalı işyeri bordrolarında kayıtlı tanık beyanlarına başvurulması mümkün olmadığı takdirde, komşu işyeri kayıtlarına geçmiş tanık beyanlarına başvurmak, işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile muhtasar vergi beyannamelerini incelemek, özellikle tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy