(506 S. K. m. 11)
Dava: Davacı iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçinin olay günü işyerinde beton demirleri döşerken binanın yakınından geçen yüksek gerilim hattındaki elektrik akımına kapılarak yanmış ve bu işkazası sonucu % 49,2 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.
16.6.2002 günlü bilirkişi raporunda; olayda işverenin %75, işçinin ise %25 oranında kusurlu olduğunu belirtilmiştir. Hükme esas alınan bu kusur raporu iş güvenliği mevzuatına uygun bulunmamaktadır.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 73.maddesinin açık buyruğudur.
Gerçekten; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre işyerinin kaçak ve ruhsatsız olduğu işverenin tamamen kayıt dışı bir inşaatta gelişigüzel sigortalı çalıştırdığı hiçbir önlem almadığı ve yüksek gerilim hattının hemen altında bilinçsiz bir şekilde işçi çalıştırdığı ve bunun sonucunda sigortalının % 49,2 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği saptanmıştır.
Oysa, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bu hususlar irdelenmemiş olup karara esas alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
2-Dosya içeriğinden davacı işçinin soğuk demir işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu tür işçilerin usta işçiler olduğu kabul edilmeli ve asgari ücretle ve vasıfsız işçiler gibi çalıştığı düşünülmemelidir. Esasen işyeri tamamen yasadışı bulunduğundan yöntemince düzenlenmiş bulunan ücret bordroları ve kayıtları bulunmamaktadır. Bu tür yasaya aykırı sigortalı çalıştırılan işyerlerinde, yasadışı işlemlerden sigortalı sorumlu tutulmamalı ve kayıtsızlık durumundan işveren yararlandırılmamalıdır. Kimse kendi kusuruna dayalı eylem ve işlemlerden dolayı hak iddia edemez.
Bu durumda, davacı sigortalının gördüğü işin niteliği meslekteki kıdemi dikkate alınarak olay tarihi itibariyle alması gereken günlük veya aylık ücreti meslek kuruluşlarından saptanmak suretiyle kazanç kaybı hesabı yapılmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmek sigortalının ücretini belirlemek kazanç kaybını hesaplatmak ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.4.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy