(1086 S. K. m. 163, 258)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı (3. Kişi) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı 3. kişi işyerinde haczedilen mülkiyeti kendisine ait taşınır mallar üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mercice, davacının belgelerini ve demirbaş envanter defterini ibraz etmesi, 50.000.000 TL. bilirkişi ücretini yatırması ve dinlenmeyen tanığını hazır etmesi için verilen ara kararının yerine getirilmemesi ve son celsede davacı vekilinin hazır bulunmaması nedeniyle kesin önelin yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun bulunmamaktadır.
İster yasa, isterse hakim tarafından belirlenmiş olsun kesin önel içinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu önel geçtikten sonra yerine getirilmesi mümkün değildir. (HUMK.md.163) Bu nedenle davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek için getirilen kesin önel kuralı, yasanın amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Öyleyse kesin önelin hukuki sonuç doğurması için ara kararın usulüne uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kesin önele ilişkin ara karar yanlış anlamayı önleyecek şekilde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılması gerekli istem için verilecek süre yeterli olmalı, önele uymamanın hukuksal sonuçları hatırlatılmalıdır.
Somut olayda ise davacıya belgelerini ibraz etmesi ve 50.000.000 TL. bilirkişi ücreti yatırması için önel verilmiş ise de önelin kesin olduğu açıklanmadığından kesin önelin yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddi isabetsiz olup bozma nedenidir. Öte yandan aynı ara kararında davacının tanığını hazır etmediğinde dinlenmesinden sarfınazar edilmiş sayılmasına karar verilmiş ise de HUMK.'nun 258. maddesi uyarınca tanıklar mahkemeye davetiye ile çağrılır. Bu yolda işlem yapmak üzere önel verilmesi gerekirken davacının tanığını hazır etmeye zorlanamayacağı gözardı edilerek yasal değeri olmayan önel nedeniyle davanın reddi keza usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy