(2004 S. K. m. 97/a) (1086 S. K. m. 76) (492 S. K. m. 28, 32)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nur A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1- Uyuşmazlık, hukuki nitelikçe şikayet değil, istihkak davasına ilişkindir. Her ne kadar dava dilekçesinde şikayet yoluyla haczin iptali istenmişse de olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelenmesi hakime aittir. Hakim tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. HUMK'nun 76. maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın 3. kişinin istihkak davasına ilişkin olması sebebiyle İİK'nun 97/11. maddesi hükmünce başvurma harcı ile takip konusu alacak ile mahcuz malın değerinden hangisi az ise o değer üzerinden ¼ oranında peşin nispi karar ve ilam harcı (harçlar Kanunu md. 28) peşin olarak alındıktan sonra yargılamaya devam olunması gerekirken yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak, istek şikayet olarak nitelendirilip dava harcı alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
2- Kabule göre de; haciz takip dayanağı kredi sözleşmesinde yazılı bulunan ve kat ihtarı ile ödeme emri tebliğ olunan davacı şirkete ait borçlunun işyerinde gerçekleşmiştir. Bu durumda İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen yasal karine borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Karinenin aksinin ancak kesin, inandırıcı ve güçlü kanıtlarla kanıtlanması olanaklı ise de davacı yanca kanıt yükü yerine getirilmemiştir. Bu sebeplerle davanın reddine karar vermek yerine Vergi Dairesinin 22.11.2002 tarihli, hiçbir inceleme ve resmi kayda dayanmayan açıklamaları dayanak gösterilerek şikayetin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı (alacaklının) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy