(2004 S. K. m. 44, 96, 97, 277, 280) (818 S. K. m. 179)
Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı-karşı davacı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde davacı-karşı davalı (3.kişinin) isteğinin kabulüne davalı-karşı davacı (alacaklının) davasının ise reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Havva Aydınlı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK. nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK. nun 97/17 ve 277 maddelerine göre açtığı tasarruf iptali davasıdır.
Merciice borçlunun işyerini davacıya devretmiş olmasına rağmen ticareti terketmediği devrin ticaret sicilinde belirtilen sürelere uygun yapıldığı gerekçesiyle 3. kişinin davasının kabulüne, karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.
1- Davacı Limited Şirketin, borcun doğumundan sonra borçlu limited şirketten işyerini devraldığı 19.11.2001 günlü fatura ve ikrardan açıkça ortadadır. Bu halde borçlu ile davacı arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliğinde bulunduğundan İİK. nun 44 ve BK.nun 179. maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır. Anılan maddelerdeki koşulların yerine getirildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Gerçekten borçlunun devri kayıtlı olduğu ticaret siciline bildirerek ilan ettiği ve mal beyanı verdiğine ait dosyada hiçbir kanıt yoktur. Bu halde devir alacaklının haklarını etkilemeyeceği gibi devri alan davacıda BK.nun 179. maddesi gereği işletmenin borçlarından sorumlu bulunduğundan davacı 3. kişinin davasının reddi gerekirken kabulü usul ve kanuna aykırıdır.
2- Karşılık tasarrufun iptali davasına gelince; davalı karşı davacı alacaklı borçlunun 3. kişi davacı karşı davalıya yaptığı işyeri devrine ait tasarrufun iptalini istemiştir. Bu halde davanın kanuni dayanağı İİK. nun 97/17, İİK. nun 277 ve onu izleyen maddelerine dayalı tasarrufun iptali davasıdır. Tetkik merciince karşılık tasarrufun iptali davası basit yargılama usulüne göre incelenir. Bu sebeple karşılık iptal davası Harçlar Yasasına bağlı (1) sayılı ek Tarife uyarınca nisbi harca tabidir. Merciice karşılık dava açan alacaklıya 1/4 peşin nispi karar ve ilam harcını 28. madde uyarınca yatırması için uygun bir önel vererek harç yatırıldığı takdirde, karşılık dava konusunda karar verilmesi gerekirken yargı harçlarından alınacak ödenmedikçe sonraki işlemlerin yapılamayacağını öngören 32. maddeye aykırı olarak harç alınmadan yargılamaya devam olunarak alacaklının karşılık davasının reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Kabule göre de, İİK. nun 280. maddesi uyarınca, ticari işletmenin devrine ait tasarrufun alacaklıyı ızrar kastıyla yapılıp yapılmadığının tartışılmadan sonuca varılması da doğru değildir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde temyiz edene idesine, 13.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy