(2004 S. K. m. 277)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı 3.kişi vekilince duruşmasız, davalı Alacaklı vekilince de duruşmalı olarak istenmiş, merciice, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z. Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacı 3.kişinin temyiz itirazlarının reddine.
2- Davacı 3. Kişi, dava konusu aracı noterde düzenlenen sözleşme ile borçludan satın aldığını belirterek trafik kaydına konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davacı 3.kişi, dava konusu aracı Sincan 1. Noterliği'nce 2.3.2001 tarihinde düzenlenen sözleşme ile borçludan satın almış ise de, davacı şirketin ortağı ve müdürü olan İhsan Cahit K., aynı zamanda borçlu şirketin de ortağı ve yönetim kurulu üyesi olup, 2.3.2001 tarihli araç satış sözleşmesini de davacı şirketi temsilen anılan şahıs imzalamıştır. Ayrıca söz konusu satış sözleşmesini imzalayan her iki şirketin temsilcisinin adreslerinin de aynı olduğu sözleşme metninden anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı ile borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla danışıklı (muvazaalı) olarak bu satış işlemini gerçekleştirdikleri açıkça ortadadır. Davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki görünürdeki noter satış sözleşmesi alacaklının haklarını etkilemez.
Öte yandan, istihkak davasına karşı ayrıca İİK'nun 277.maddesine göre tasarrufun iptali davası açılmasına gerek olmadan muvazaa iddiası ileri sürülebilir (YHG. K.22.10.1969, gün ve E: 679/K: 774) Hal böyle olunca, Merciince davanın reddi yerine yanlış değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesi usul ve yasa'ya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı alacaklıya iadesine 15.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy