(2004 S. K. m. 97, 99) (1086 S. K. m. 445/1)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı yargılamasının iadesi kararın temyizen tetkiki davacı (3. Kişi) tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği şekilde, yargılama iadesi talebinin reddine karar vermiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tülay Çınkı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacılar, İzmir 2. İcra Tetkik Merciince görülen istihkak davası (İİK. Mad.97) sonunda verilen ve kesinleşen karardan sonra; bu kararı etkileyecek nitelikte yeni bir belge temin edilmesi nedeniyle (HUMK. Mad.445/1) yargılamanın yenilenmesini istemiş, Merciice istihkak davası sonucu verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağından yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
İcra Tetkik Merciince verilen kararlar kural olarak maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Ancak İcra Tetkik Merciinin İİK'nun 97 ve 99.maddelerine göre açılan istihkak davaları sonunda verdikleri kararın maddi anlamda kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı öğretide tartışmalıdır. Bir kısım hukukçular Tetkik Merciince görülen istihkak davaları sonunda verilen ve kesinleşen kararın maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı görüşündedir. (B. Gündoğan İcra Hukuku s.99. M. Kayganacıoğlu istihkak davaları s.642) diğer bir kısım hukukçulara göre ise Tetkik Merciince görülen istihkak davaları sonunda verilen ve kesinleşen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. (Baki Kuru İcra İflas Hukuku sh.1107, Ramazan Arslan-ı Medeni Usul Hukukunda Yargılamanın yenilenmesi s.67 Salih Uyar istihkak davaları sh 361, 362)
İcra Tetkik Merciinin İİK'nun 97 ve 99.maddelerine dayalı olarak açılan istihkak davaları sonunda verdikleri kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturur. Çünkü istihkak davaları genel hükümler çevresinde ve basit yargılama usulüne göre bakılan teknik bir davadır. (İİK. Mad.97/11-512) bu davalarda HUMK'nun da yazılı tüm kanıtlara (tanık, yemin, ikrar, bilirkişi, keşif) taraflarca ispat aracı olarak dayanılabilir. Ve merciice bu kanıtlar serbestçe takdir olunur (İİK. Md.97/18) görülüyor ki mercii hakimi, bu davalarda takip hukukunun dar kalıpları içinde kalmaz. (21. H. D.27.12.2002 gün 8253-11427 s.k.) Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin görüşü de bu yoldadır. (12. H. D.2.6.1986 gün ve 5576-6588 s.k)
Bu nedenlerle, istihkak davası sonunda verilen kararın maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasa'ya aykırıdır.
O halde, davacı (3. Kişinin) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 26.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy