(506 S. K. m. 2)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 20.10.1993-Nisan 2001 tarihleri arasında devamlı olarak geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Mahkemece, kepçe operatörü olan davacının hafriyat işinde davalı işverence bildirilen kısmi çalışmaları dışında çalışması bulunmadığı ve başka işyerinden de çalışmalarının bildirildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun olmadığı gibi usul ve yasaya da aykırıdır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 2.maddesine göre, bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için hizmet akdine dayalı olarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılması gerekir. Hizmet akdinin unsurları ise belirli bir işverene zaman ve bağımlılık unsurları ile çalışma esasına göre belirlenmiştir. Bağımlılıktan amaç bir işverenin göstereceği işi, emir ve talimatına göre yerine getirmek ve onun buyruğu altında bulunmaktır. Bu işin belli bir zaman kesiti içerisinde yerine getirilmesi ve yerine getirmek için hazır vaziyette beklemek; hizmet akdinin zaman unsurunu oluşturur.
Somut olayda ise, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden davacının işyerinde çalıştığı, fiili olarak hafriyat işinde görev yaptığı, iş olmadığı sırada da işveren emrinde hazır beklediği ve aylık ücret aldığı açıkça anlaşılmaktadır. Davacının hizmet akdinin oluşumu için belli bir zaman dilimi içerisinde işverenin emir ve talimatı altında bulunduğu ve fiili çalışması dışında da hizmet akdinin devam ettiğinin kabulü gerekirken, 1.1.1999-30.1.2000 tarihleri arasında hizmetlerinin bildirildiği bina inşaatı işyerinin de davalı işverene ait olduğu gözardı edilerek başka işyerinde hizmetleri bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy