(1479 S. K. m. 79)
Dava: Davacı SSK sigortalılığı ile çakışan süreler haricinde Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve 1.1.2001 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.5.1981 tarihinden itibaren isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 1.1.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 79. maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başlama ile sona erer. Somut olayda, davacının isteğe bağlı sigortalılığının 1.5.1980 tarihinde başladığı, en son 20.3.1981 tarihinde prim ödediği, 1.4.1981 tarihi itibariyle terkini istediği, 1.4.1981 ila 30.4.1981 tarihleri arasında zorunlu SSK sigortalısı olarak çalıştığı ve 30.6.1998 tarihinden itibaren geriye yönelik olarak tüm primlerin Bağ-Kur tarafından tahsil edildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, zorunlu SSK sigortalılığı sona erdiğinde tekrar isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmak için talepte bulunmadığı gibi, 30.6.1998 tarihine kadar da prim ödememiştir. Davacı 1479 sayılı Yasa'nın 79. maddesinin öngördüğü şekilde 1.4.1981 tarihi itibariyle terkini istediğine göre, bu tarihe kadar olan prim ve her türlü borçlarını ödemek suretiyle sigortalılık süresi elde edebilir. Öte yandan, 4247 sayılı Yasa ile yasal statüleri itibariyle Bağ-Kur sigortalısı sayılıp da prim ödemeyenler için bir hak getirilmiştir. Davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurum'un hatalı işlemi sonucu 4247 sayılı yasadan yararlandırılması davacı yararına kazanılmış hak yaratmaz. Davacı, 30.6.1998 tarihinden itibaren prim ödemeye başladığından bu tarihten itibaren ödediği primlerinde isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilmesi gerekir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy