(4447 S. K. m. 38)
Dava: Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan T... İmpresit Ortak Girişimi vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi B. Mustafa Şimşek tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacılar Haskar U. ve Duygu U.'ın; maddi zarar hesabının yeniden yapılmasına ilişkin bozma ilamına göre, Mahkemenin işlem yapması doğrudur. Ne var ki, sonuçta bozmadan önceki hesap raporuna dönülerek buna göre, davayı kabul etmek usul ve yasaya aykırıdır. Gerçekten, hesap raporunun yeniden yapılması halinde, raporun düzenlendiği tarihte bilinen verilerin esas alınması gerekir. Önceki rapordaki ücret ve diğer unsurlar değiştiğinden, yeni ve bilinen dönemlerin esas alınması zorunludur. Ne var ki, ilk rapora ve hükme davacının itiraz etmemesi hallerinde, davalı yararına oluşan kazanılmış hakkın da korunması Hukuk Usul Sistemimiz gereğidir. Bu kazanılmış hakkın sınırı da; maddi zarar hesabı sonucu ve varsa sigorta tahsisleri peşin değerinin düşülmesinden sonra bulunan fark sonuçtur. İşte, bu fark veya bulunan sonuç, maddi tazminat yönünden kazanılmış hak sınırını oluşturur. Yoksa ilk hesap raporunun tüm donelerini kazanılmış hakkın kapsamı içinde düşünmek maddi zarar hesabına ilişkin kurallara ters düşer. Mahkemenin, belirtilen bu maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan davacı Haskar U. aleyhine daha az maddi tazminata hükmetmesi, davacı Duygu U. yönünden ise maddi tazminat talebini reddetmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş; hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler ( asgari ücretteki artışlar ve TİS ile getirilen değişiklikler ) dikkate alınarak hak sahiplerinin tazminatlarını yeniden belirlemek, belirlenen bu zarardan 4447 sayılı Yasanın ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli verilere göre hesaplanarak Kurumca bildirilen peşin sermaye değeri ile iş kazası dosyasından hak sahiplerine ayrı ayrı ödenen sosyal yardım zammı tutarı indirilmek davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklardan gözetilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yeniden hesap raporu alınmaksızın 21.8.2001 tarihli hesap raporuyla belirlenen zarardan Haziran 2002 ayına ait TÜFE oranları dikkate alınarak hesaplanan peşin sermaye değeri indirilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabul ve uygulamaya göre de; bozmaya konu ilamda bakiye karar ilam harcının davalı tarafça yatırıldığı peşin harç ile birlikte bozma öncesi 2.080.419.093 TL. harç yatırıldığı bozma dışı kalarak kesinleşen manevi tazminatın harç tutarı ile bozma sonrası kurulan hükme göre hesaplanan harç tutarı düşüldüğünde kalanın davalıya iadesi gerekirken davacıya iadesi hatalı olduğu gibi davacı vekili yararına vekalet ücretinin noksan hesaplanması yanında maddi tazminatın reddi, dava açıldığı tarihte davacı tarafça bilinmesi mümkün olmayan katsayı artışları nedeniyle sigorta tahsisleri peşin sermaye değerinde meydana gelen artışın zararı karşılamasından kaynaklanmasına göre reddedilen maddi tazminat için davalı yararına vekalet ücretine karar verilmesi hatalı olmuştur.
O halde, temyiz edenlerin, temyizlerinin kapsamı ve nedenlerine göre bu yönleri amaçlayan itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 4.2.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy