(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının iptaliyle, SSK sigortalılığının geçerli olduğunun ve SSK'dan emekli olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olarak emekli olması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece istem aynen kabul edilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya aykırıdır.
Gerçekten, 1479 sayılı Yasanın 24/I-d fıkrası gereğince Limitet Şirket ortakları bu kanuna göre sigortalı sayılır. Davacının 10.11.1983'den başlayıp 31.12.1996'ya kadar devam eden vergi kaydı dikkate alınarak, Bağ-Kur tarafından Sosyal Sigortalar Kurumu'na tabi çalışmasına ara verdiği 1.2.1992 yılından başlamak üzere re'sen Bağ-kur kapsamına alındığı ve bu sigortalılığının 15.5.1992'de kurulan O. Tarım Ürünleri Limitet Şirket ortaklığı nedeni ile devam ettiği ortadadır. Bu durumda davacının halen devam eden limitet şirket ortaklığı nedeni ile zorunlu Bağ-kur sigortalısı olduğu açıktır. Mahkemece davacının devam eden Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı nedeni ile Bağ-Kur tescili geçersiz sayılmakta ise de, davacının limitet şirket ortaklığının başladığı dönemde zorunlu SSK'lı çalışmasının bulunmadığı yasal ve zorunlu olarak Bağ-kur kapsamında olduğu açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece, baskın kazanç araştırılması yapılarak davacının Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılığına geçerlik tanımak yerinde olmadığı gibi, davacının 8.7.1996-31.8.2000 tarihleri arasında ki SSK'lı bildirimlerinin yapıldığı işyerinin de davacının kurucu ortağı olduğu limitet şirket olup davacının kendisine ait işyerinde sigortalı hizmet karşılığında çalıştığının kabulü de hayatın olağan akışına aykırıdır. Kısaca, mahkemenin devam eden ve süre gelen Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı gerekçesi yerinde olmayıp 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince davacının Bağ-Kur sigortalılığının geçerli ve zorunlu olduğu, bu durumda; talebin kabulüne dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy