(1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı, sigortalılık 28.8.2001 tarihinde bittiğinin kabulü ile bu tarihe kadar Bağ-Kur sigortalısı sayılıp, yatırmış olduğu primlerin geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: Bağ-Kur sigortalısı olan davacı İstanbul Esnaf Sicil memurluğu kaydının 28.8.2001 tarihinde bittiğinin kabulü ile bu tarihe kadar Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir.
Davacının vergi kaydı nedeniyle 1.2.1986 tarihinde Kurum sigortalısı olarak tescil edildiği, vergi kaydının 22.12.1987 tarihinde oda kaydının ise 7.7.1988 tarihinde sona erdiği Esnaf ve Sicil memurluğu kaydının ise 28.8.2001 tarihinde silindiği halde, davacının Kurum'a ibraz ettiği yazı ile bağımsız çalışmasının 22.12.1987 tarihinde sona erdiğini belirterek 31.8.2001 tarihinde terkinin vergi kaydının sona erdiği tarihten başlayarak yapılmasını istediği, Kurum bu talebe istinaden 22.12.1987 tarihi itibariyle terkinini yaptığı ortadadır.
Davacının, 1479 sayılı Yasa'nın 24 ve 25.maddelerinde aranan şekilde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasının vergi kaydının silindiği tarih itibariyle sona erdiği açık iken Kurum'a müracaatla 4692 sayılı Yasa'ya istinaden 28.8.2001 tarihine kadar olan primlerini ödemiş olması davacıya Bağ-Kur sigortalılığı statüsünü kazandırmaz. Çünkü davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Yasa'nın 24.maddesine göre esas olan kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma olgusudur. Çekişmeli dönemde düzenli prim ödemesi söz konusu olmadığından isteğe bağlı sigortalılık yönetmeliğinin 5/c maddesinden yararlanması da olanaksız olduğu gibi 1479 sayılı Yasa'nın 79.maddesine 3396 sayılı Yasa'nın 16.maddesi ile eklenen fıkraya göre sonradan ödenen primleri isteğe bağlı sigorta süresi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Sigortalılık koşulları taşımayan davacıdan Kurumun hatalı işlemleri sonucu primleri 4692 sayılı Yasa'ya göre tahsil etmesi davacı yararına önceki süreler yönünden kazanılmış hak yaratmaz ve bağımsız çalışmasının sona erdiğini belgeleyen davacının MK.2.maddesinden de yararlanması söz konusu olamaz. YHG. K'nun 20.11.2002 gün ve 21/1062-1098 sayılı karar ile yansıyan görüşte bu yoldadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yerinde olmayan bilirkişi görüşüne dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasa'ya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy