(4247 S. K. m. 1, 2, 3) (4721 S. K. m. 2)
Davacı, 1995/5132 sayılı ödeme emrinin iptaliyle, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıda bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının 4247 sayılı Yasadan yararlanmak suretiyle prim borçlarını ödemiş olmasına karşın sonradan tüm prim borçlarını ödemediğinin ortaya çıkması nedeniyle yaptığı ödemelerin geçerli olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. Davacı 4247 sayılı Yasadan yararlanmak için yasal sürede başvurmuş ve iradesini açıkça ortaya koymuş ve bildirilen prim borçlarını ödemiştir. Ne var ki daha sonra ödediği miktara göre çok az bir prim borcunun ortaya çıktığı ve bu miktarın ödenmediği gerekçesi ile 4247 sayılı Yasadan yararlanma hakkı ortadan kaldırılmıştır. Bu durum 4247 sayılı Yasanın konuluş amacına ve davacının iradesine aykırıdır. Kurum üzerine düşen görevi yapmamış 4247 sayılı Yasaya göre başvuruda bulunan davacıyı daha fazla prim borcu bulunduğu konusunda uyarmamış, davacının ödemelerini beyanına göre kabul etmiştir. Kurumun davacıyı 4247 sayılı Yasadan yararlandırdıktan yıllar sonra bakiye prim borcunu gerekçe göstererek işlem yapması M. K.'nun 2.maddesinde yazılı iyi niyet kuralına da aykırıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın davacının 4247 sayılı Yasadan yararlandığının kabulü ile sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 10.3.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy