(2004 S. K. m. 96)
Yukarıda gün ve numarası yazılı kararın temyizen incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenmiş, merciice ilamında belirtildiği biçimde isteğin kabulüne karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı 3. kişi ile borçlu karı-koca olup, aynı evde oturdukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Haciz 24.12.2001 gününde müşterek evde ve davacı 3. kişi huzurunda uygulanmıştır.
İİK. nun 96/3. maddesi hükmüne göre, istihkak iddiası yapıldığı veya istihkak davası açıldığı tarihte, istihkak davacısı ile birlikte oturan kimseler aynı anda malın haczedildiğini öğrenmiş sayılmaları gerekir. Aynı madde de haczin yapıldığını öğrenen 3. kişinin 7 gün içerisinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybedeceği öngörülmüştür.
Bu durumda, davacı 3. kişi İİK. nun 96. maddesinde yazılı 7 günlük hakdüşürücü süreyi geçirdiğinden süre yönünden davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi ve hakimin görevinden dolayı re'sen dikkate alması gerekli bu hususu gözden kaçırması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 16.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy