(233 S. KHK m. 15/1) (4857 S. K. m. 73)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü:
Karar: 1- Davacı Ali Y.'in temyiz talebi yönünden;
Temyiz olunan karar HUMK'nun 434.maddesi uyarınca eksik alınan 1/4 temyiz harcının verilen süre içinde ikmal edilmediği gerekçesi ile hükmün temyiz edilmemiş sayılmasına ilişkindir. Temyiz isteminin reddine ilişkin karara yönetilen temyiz talebi süresinde ise de, mahkemenin vermiş olduğu ret kararı HUMK'nun 432 ve 434. maddelerine uygun olduğundan davacının yerinde olmayan temyiz talebinin reddi gerekir.
2- Dava ihbar olunun H. Ltd. Şti'nin temyiz talebi yönünden;
İhbar olunan H. Ltd. Şti. hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığı ve ihbar olunan yönünden bir hükümde kurulmadığı anlaşıldığından temyiz hakkı bulunmayan ihbar olunanın temyiz talebinin reddi gerekir.
3- Davalı T.'ın temyiz talebi yönünden;
Davacı, 233 sayılı KHK. nin 15/1.maddesi gereğince, tüzel kişiliği 17.8.1995 tarihinde tescil edilen S. A. Ş'nin işçisidir. Bu nedenle, davalı T.'ın husumet itirazı yerinde olup işveren konumunda bulunmadığından hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi, gerekirken işveren olarak kabulü ile aleyhine hüküm kurulması usul ve Yasa'ya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu nedenle davalı T.'ın temyiz itirazı kabul edilerek hükmün bu yönden bozulması gerekir.
4- Davalı S.'ın temyiz talebi yönünden;
Zararlandırıcı olaya maruz kalan işçi, olay günü davalı S.'a ait işyerinde elektrik ustası olarak hidrolik sepetli kaldırma makinesinin sepeti içinde çalışırken bomun kırılması sonucu 10 metre yüksekten yere düşerek % 30.2 oranında meslekte kazanma gücünü yitirmiştir.
İnsan yaşamın kutsallığı çevresinde işveren işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunun 73.maddesinin açık buyruğudur.
2.7.2001 günlü bilirkişi raporunda işveren olarak T.'a % 50, kaldırma aracının sahibi H. Ltd. Şti'ne % 50 kusur verilmiş ise de, hakkında işveren olarak hüküm verilen S. A.Ş. hakkında olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Gerçekten, davacının S. A. Ş'nin işçisi olduğu gelen ekli belgeler ile ortada olup alınan kusur raporunda işveren olarak kabul edilmemesi, aksine olarak da aleyhine hüküm kurulması yerinde değildir.
Mahkemece yapılacak iş, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik ayrı bir bilirkişi heyetine konuyu yeniden açıklandığı şekilde inceletmek, işveren S.'ın İş Kanunun 73.maddesine uygun şekilde, sorumluluğu ve varsa kusurunu yöntemince tespit etmek, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle işveren nitelendirmesi yönünden inandırıcı güç ve nitelikte olamayan, kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasa'ya aykırıdır.
O halde, bozma ilamının 3.bendi yönünden T. A. Ş'nin, 4.bendi yönünden S. A. Ş.'nin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy