(1479 S. K. m. 25/a, 79)
Dava: Davacı, 15.9.1979-26.7.1996 tarihleri arasında ödenen primlerin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabulüne, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mesut Balcı tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Mahkemece, davacının 15.9.1979-26.7.1996 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiş ise de bu sonuç dosyadaki bilgi ve belgelere uygun bulunmamaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 2229 sayılı Yasa'nın 8.maddesi ile değişik 25 ( a ) maddesine göre "mesleki teşekküllerinden kaydını sildirenlerin mesleki teşekküllerince üye kayıtlarının silindiği tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer." Somut olayda, davacı A... Esnaf ve Sanatkar Derneği kaydı ile 29.12.1972 tarihinde Bağ-Kur'a tescil edilmiştir. Davacı 15.9.1979 tarihinde Bağ-Kur'a esas faaliyetini sona erdirmiş ve oda kaydını sildirmiştir. Daha sonra sahte belge düzenlemek suretiyle 1994 yılına kadar sigortalı sayılmış ve yaşlılık aylığı bağlanmıştır. Hile ile ve Yasa'ya aykırı olarak başka bir anlatımla gerçek dışı belgelere dayalı olarak emeklilik hakkı kazanılamaz, bu yönde kazanılmış hak iddiasında da bulunması mümkün değildir. Öte yandan 1479 sayılı Yasa'nın 79.maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık sigortalının tescil talebinin Kurum'a intikal ettiği tarih itibariyle başlar. Ancak, ayı içinde primi yatırılmış süreler, sigortalılık süresine dahil edilir. Davacı zorunlu Bağ-kur sigortalılığının sona erdiği 15.9.1979 tarihinden sonra isteğe bağlı sigortalı olmak için tescil talebinde bulunmadığı gibi bu tarihten itibaren sigortalılığa isteğe bağlı olarak devam etmek için düzenli prim ödemek suretiyle iradesini de ortaya koymadığından isteğe bağlı sigortalı olarak kabulü de mümkün bulunmamaktadır. Davacı 17.7.1990 tarihinden itibaren prim ödediğine göre ancak yaptığı prim ödemeleri ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalılık olarak değerlendirilir, geriye yönelik hizmet elde edemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasa'ya aykırı olup bozmayı gerektirir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 9.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy